Abese Sûresi عبس
Abese Sûresi Kur'an-ı Kerîm'in 80. sûresidir ve 42 âyettir; mushafta 30. cüzdedir. Aşağıda her âyetin Arapçası, Latin harfleriyle Türkçe okunuşu ve Elmalılı Hamdi Yazır'ın meali yer alır. Sûreyi sesli de dinleyebilirsiniz.
🔊 Abese Sûresi sesli dinle (4 dk 7 sn)
Okuyan: Aaqib Azeez · Kaynak: Wikimedia Commons · Lisans: CC BY-SA 4.0. Kayıt sûrenin tamamıdır; âyet âyet işaretleme yoktur. Ses hakkında
Okunuş, Arapça metinden standart okunuş kurallarıyla hazırlanmış yardımcı bir yazımdır; Latin harfleri Arapça sesleri tam karşılamaz, doğru telaffuz için dinleyerek öğrenin. Nasıl hazırlandı?
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm
Rahmân, Rahîm Allahın ismiyle
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ ١
Abese vetevellâ
1. Ekşidi ve döndü.
أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ ٢
En câ'ehul a'mâ
2. Çünkü ona a'mâ geldi.
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ ٣
Vemâ yudrîke le'allehû yezzekkâ
3. Ne bilirsin o belki temizlenecek.
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ ٤
Ev yezzekkeru fetenfe'ahuz zikrâ
4. Veya öğüt belliyecek de o öğüt kendine fâide verecek.
أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ ٥
Emmâ menistağnâ
5. Amma istiğnâ edene gelince.
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ ٦
Fe ente lehû tasaddâ
6. Sen onun sadâsına özeniyorsun.
وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ ٧
Vemâ aleyke ellâ yezzekkâ
7. Onun temizlenmemesinden sana ne?
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ ٨
Ve emmâ men câ'eke yes'â
8. Ve amma sana can atarak gelen.
وَهُوَ يَخْشَىٰ ٩
Vehuve yahşâ
9. Haşyet duyarak gelmişken.
فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ ١٠
Fe ente anhu telehhâ
10. Sen ondan tegafül ediyorsun.
كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ ١١
Kellâ innehâ tezkirah
11. Hayır hayır zinhar, çünkü o bir tezkiredir.
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ١٢
Femen şâ'e zekerah
12. İmdi onu dileyen tezekkür etsin.
فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ ١٣
Fî suhufim mukerrameh
13. Tekrim edilir.
مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ ١٤
Merfû'atim mutahherah
14. Yüksek tutulur mutahher sahîfelerde.
بِأَيْدِى سَفَرَةٍ ١٥
Bi eydî seferah
15. Sefere ellerinde.
كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ ١٦
Kirâmim berarah
16. Kiramı berare.
قُتِلَ ٱلْإِنسَـٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ ١٧
Kutilel insânu mâ ekferah
17. O kahrolası insan ne nankör şey.
مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ ١٨
Min eyyi şey'in halakah
18. O yaratan onu hangi şeyden yarattı?
مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ ١٩
Min nutfetin halakahû fekadderah
19. Bir nutfeden, yarattı da onu biçimine koydu.
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ ٢٠
Summes sebîle yesserah
20. Sonra ona yolunu kolaylattı.
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ ٢١
Summe emâtehû fe akberah
21. Sonra onu öldürdü de kabre gömdürdü.
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ ٢٢
Summe izâ şâ'e enşerah
22. Sonra dilediği vakıt ona nüşur verecek.
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ ٢٣
Kellâ lemmâ yakdı mâ emerah
23. Hayır hayır, doğrusu o hiç onun emrini tam eda etmedi.
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ ٢٤
Felyenzuril insânu ilâ ta'âmih
24. Bir de insan taamına baksın.
أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا ٢٥
Ennâ sabebnel mâ'e sabbâ
25. Biz o suyu bir döküş dökmekteyiz.
ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا ٢٦
Summe şakaknel arda şakkâ
26. Sonra o Arzı bir yarış yarmaktayız.
فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا ٢٧
Fe embetnâ fîhâ habbâ
27. Bu suretle onda daneler.
وَعِنَبًا وَقَضْبًا ٢٨
Ve inebev vekadbâ
28. Üzümler, yoncalar.
وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا ٢٩
Vezeytûnev venahlâ
29. Zeytinlikler hurmalıklar.
وَحَدَآئِقَ غُلْبًا ٣٠
Vehadâ'ika ğulbâ
30. Âfâka ser çekmiş dilber bağçeler.
وَفَـٰكِهَةً وَأَبًّا ٣١
Vefâkihetev ve ebbâ
31. Meyveler, çayırlar neler yetiştirmekteyiz.
مَّتَـٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ ٣٢
Metâ'al lekum veli'en'âmikum
32. Sizin ve davarlarınızın intifaı için.
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ ٣٣
Fe izâ câ'etis sâhhah
33. Amma geldiği vakıt o Sahha (o sayhasını dinletecek belâ).
يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ ٣٤
Yevme yefirrul mer'u min ahîh
34. O kaçacağı gün kişinin kardeşinden.
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ ٣٥
Ve ummihî ve ebîh
35. Ve anasından babasından.
وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ ٣٦
Vesâhibetihî vebenîh
36. Ve refîkasından ve oğullarından.
لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ ٣٧
Likullimri'im minhum yevme'izin şe'nuy yuğnîh
37. Onlardan her kişinin bir şe'ni vardır o gün başından aşar.
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ ٣٨
Vucûhuy yevme'izim musfirah
38. Yüzler vardır o gün ışılar.
ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ ٣٩
Dâhiketum mustebşirah
39. Güler sevinir.
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ ٤٠
Vevucûhuy yevme'izin aleyhâ ğaberah
40. Yüzler de vardır o gün üzerinde tor toz.
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ ٤١
Terhakuhâ katerah
41. Sarar onu bir kara.
أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ ٤٢
Ulâ'ike humul keferatul fecerah
42. İşte onlar o kefere-i fecere.