Tekvîr Sûresi التكوير
Tekvîr Sûresi Kur'an-ı Kerîm'in 81. sûresidir ve 29 âyettir; mushafta 30. cüzdedir. Aşağıda her âyetin Arapçası, Latin harfleriyle Türkçe okunuşu ve Elmalılı Hamdi Yazır'ın meali yer alır. Sûreyi sesli de dinleyebilirsiniz.
🔊 Tekvîr Sûresi sesli dinle (3 dk 15 sn)
Okuyan: Aaqib Azeez · Kaynak: Wikimedia Commons · Lisans: CC BY-SA 4.0. Kayıt sûrenin tamamıdır; âyet âyet işaretleme yoktur. Ses hakkında
Okunuş, Arapça metinden standart okunuş kurallarıyla hazırlanmış yardımcı bir yazımdır; Latin harfleri Arapça sesleri tam karşılamaz, doğru telaffuz için dinleyerek öğrenin. Nasıl hazırlandı?
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm
Rahmân, Rahîm Allahın ismiyle
إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ ١
İzeş şemsu kuvvirat
1. O Güneş dürüldüğü vakıt.
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ ٢
Ve izen nucûmunkederat
2. Ve yıldızlar bulandığı vakıt.
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ سُيِّرَتْ ٣
Ve izel cibâlu suyyirat
3. Ve dağlar yürütüldüğü vakıt.
وَإِذَا ٱلْعِشَارُ عُطِّلَتْ ٤
Ve izel işâru uttılet
4. Ve kıyılmaz mallar bırakıldığı vakıt.
وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ ٥
Ve izel vuhûşu huşirat
5. Ve vuhuş toplandığı vakıt.
وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ ٦
Ve izel bihâru succirat
6. Ve denizler ateşlendiği vakıt.
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ ٧
Ve izen nufûsu zuvvicet
7. Nüfus çiftlendiği vakıt.
وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ ٨ بِأَىِّ ذَنۢبٍ قُتِلَتْ ٩
8. Ve izel mev'ûdetu su'ilet
9. Bi eyyi zembin kutilet
8-9. Ve o diri gömülen hangi günahla öldürüldü? Sorulduğu vakıt.
Elmalılı bu âyetleri birlikte çevirmiştir.
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ ١٠
Ve izes suhufu nuşirat
10. Ve defterler açıldığı vakıt.
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتْ ١١
Ve izes semâ'u kuşitat
11. Ve sema' sıyrıldığı vakıt.
وَإِذَا ٱلْجَحِيمُ سُعِّرَتْ ١٢
Ve izel cehîmu su''irat
12. Ve Cehennem kızıştırıldığı vakıt.
وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ ١٣
Ve izel cennetu uzlifet
13. Ve Cennet yaklaştırıldığı vakıt.
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّآ أَحْضَرَتْ ١٤
Alimet nefsum mâ ahdarat
14. Anlar bir nefis ne hazırlamıştır.
فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ ١٥
Felâ uksimu bil hunnes
15. Şimdi kasem ederim o sinenlere.
ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ ١٦
El cevâril kunnes
16. O akıp akıp yuvasına girenlere.
وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ ١٧
Velleyli izâ as'as
17. Ve yöneldiği dem o geceye.
وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ ١٨
Ves subhi izâ teneffes
18. Ve nefeslendiği dem o sabaha ki.
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ ١٩
İnnehû lekavlu rasûlin kerîm
19. Muhakkak o (Kur'an), kerîm bir Resulün getirdiği kelâmdır.
ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍ ٢٠
Zî kuvvetin inde zil arşi mekîn
20. Bir Resul ki pek kuvvetli, metîn, Zül'arş'ın nezdinde mekîn.
مُّطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ ٢١
Mutâ'in semme emîn
21. Muta' orada, emîn.
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ ٢٢
Vemâ sâhibukum bimecnûn
22. Yoksa sahibiniz mecnun değil.
وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ ٢٣
Velakad ra'âhu bil ufukıl mubîn
23. Vallahi gördü onu açık ufukta.
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ ٢٤
Vemâ huve alel ğaybi bidanîn
24. Ve o ğayb üzerine kıskanılır değil.
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَـٰنٍ رَّجِيمٍ ٢٥
Vemâ huve bikavli şeytânir racîm
25. Ve o bir racîm Şeytanın sözü değil.
فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ ٢٦
Fe eyne tezhebûn
26. Siz nereye gidiyorsunuz?
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَـٰلَمِينَ ٢٧
İn huve illâ zikrul lil'âlemîn
27. O hâlis bir zikirdir âlemin için.
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ ٢٨
Limen şâ'e minkum ey yestakîm
28. İçinizden müstekîm olmak dileyenler için.
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ٢٩
Vemâ teşâ'ûne illâ ey yeşâ'allâhu rabbul âlemîn
29. Fakat o âlemlerin rabbı Allah dilemeyince siz dilemezsiniz.