İnşikâk Sûresi الإنشقاق
İnşikâk Sûresi Kur'an-ı Kerîm'in 84. sûresidir ve 25 âyettir; mushafta 30. cüzdedir. Aşağıda her âyetin Arapçası, Latin harfleriyle Türkçe okunuşu ve Elmalılı Hamdi Yazır'ın meali yer alır. Sûreyi sesli de dinleyebilirsiniz.
🔊 İnşikâk Sûresi sesli dinle (3 dk 21 sn)
Okuyan: Aaqib Azeez · Kaynak: Wikimedia Commons · Lisans: CC0 1.0 (kamu malı). Kayıt sûrenin tamamıdır; âyet âyet işaretleme yoktur. Ses hakkında
Okunuş, Arapça metinden standart okunuş kurallarıyla hazırlanmış yardımcı bir yazımdır; Latin harfleri Arapça sesleri tam karşılamaz, doğru telaffuz için dinleyerek öğrenin. Nasıl hazırlandı?
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm
Rahmân, Rahîm Allahın ismiyle
إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتْ ١
İzes semâ'unşakkat
1. Semâ inşikak ettiği,
وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ ٢
Ve ezinet lirabbihâ vehukkat
2. ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt.
وَإِذَا ٱلْأَرْضُ مُدَّتْ ٣
Ve izel ardu muddet
3. Ve Arz meddedildiği,
وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ ٤
Ve elkat mâ fîhâ vetahallet
4. ve içindekini atıp boşaldığı,
وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ ٥
Ve ezinet lirabbihâ vehukkat
5. ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt.
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَـٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَـٰقِيهِ ٦
Yâ eyyuhel insânu inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan femulâkîh
6. Ey o insan! Sen cidden rabbına doğru çabalar da çabalar nihâyet ona mülâkî olursun.
فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ ٧
Fe emmâ men ûtiye kitâbehû biyemînih
7. O vakıt kitabı sağ eline verilen.
فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا ٨
Fesevfe yuhâsebu hisâbey yesîrâ
8. Kolay bir hisab ile muhasebe olunur.
وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا ٩
Veyenkalibu ilâ ehlihî mesrûrâ
9. Ve mesrur olarak ehline gider.
وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهْرِهِۦ ١٠
Ve emmâ men ûtiye kitâbehû verâ'e zahrih
10. Ve amma kitabı «arkasından» verilen,
فَسَوْفَ يَدْعُوا۟ ثُبُورًا ١١
Fesevfe yed'û subûrâ
11. helâk! diye çağırır.
وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا ١٢
Veyaslâ se'îrâ
12. Ve Saıyre yaslanır.
إِنَّهُۥ كَانَ فِىٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا ١٣
İnnehû kâne fî ehlihî mesrûrâ
13. Çünkü o ehlinde mesrur idi.
إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ ١٤
İnnehû zanne el ley yehûr
14. Çünkü hiç inkılâb görmiyecek sanmıştı.
بَلَىٰٓ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرًا ١٥
Belâ inne rabbehû kâne bihî besîrâ
15. Hayır, çünkü rabbı onu gözetiyordu.
فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلشَّفَقِ ١٦
Felâ uksimu biş şefak
16. İmdi kasem ederim o şefaka.
وَٱلَّيْلِ وَمَا وَسَقَ ١٧
Velleyli vemâ vesak
17. Ve geceye ve derlediğine.
وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ ١٨
Vel kameri izettesak
18. Ve derlendiği zaman o Aya.
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ ١٩
Leterkebunne tabakan an tabak
19. Ki sizler binip binip gececeksiniz elbette tabakadan tabakaya.
فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ٢٠
Femâ lehum lâ yu'minûn
20. O halde onlara ne var ki iyman eylemezler?
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ ٱلْقُرْءَانُ لَا يَسْجُدُونَ ۩ ٢١
Ve izâ kuri'e aleyhimul kur'ânu lâ yescudûn
21. Ve karşılarında Kur'an okunduğu vakıt secde etmezler?
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُكَذِّبُونَ ٢٢
Belillezîne keferû yukezzibûn
22. Hattâ o küfr edenler tekzîb ederler.
وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ ٢٣
Vallâhu a'lemu bimâ yû'ûn
23. Halbuki Allah içlerindekini biliyor.
فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ٢٤
Febeşşirhum bi'azâbin elîm
24. Onun için onlara elîm bir azâb müjdele.
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۭ ٢٥
İllellezîne âmenû ve amilus sâlihâti lehum ecrun ğayru memnûn
25. Ancak iyman edip Salih ameller yapanlar başka onlara tükenmez bir ecir var.