Şems Sûresi الشمس
Şems Sûresi Kur'an-ı Kerîm'in 91. sûresidir ve 15 âyettir; mushafta 30. cüzdedir. Aşağıda her âyetin Arapçası, Latin harfleriyle Türkçe okunuşu ve Elmalılı Hamdi Yazır'ın meali yer alır. Sûreyi sesli de dinleyebilirsiniz.
🔊 Şems Sûresi sesli dinle (1 dk 49 sn)
Okuyan: Aaqib Azeez · Kaynak: Wikimedia Commons · Lisans: CC0 1.0 (kamu malı). Kayıt sûrenin tamamıdır; âyet âyet işaretleme yoktur. Ses hakkında
Okunuş, Arapça metinden standart okunuş kurallarıyla hazırlanmış yardımcı bir yazımdır; Latin harfleri Arapça sesleri tam karşılamaz, doğru telaffuz için dinleyerek öğrenin. Nasıl hazırlandı?
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm
Rahmân, Rahîm Allahın ismiyle
وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا ١
Veş şemsi veduhâhâ
1. Kasem olsun o güneşe ve parıltısına
وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا ٢
Vel kameri izâ telâhâ
2. Ve aya: uyduğu zaman ona
وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا ٣
Ven nehâri izâ cellâhâ
3. Ve gündüze: Açtığı zaman onu
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا ٤
Velleyli izâ yağşâhâ
4. Ve geceye: Sararken onu
وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا ٥
Ves semâ'i vemâ benâhâ
5. Ve göğe ve onun bina edene
وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا ٦
Vel ardı vemâ tahâhâ
6. Ve yere ve onu döşeyene
وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّىٰهَا ٧
Venefsiv vemâ sevvâhâ
7. Ve bir nefse ve onu düzenliyene
فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا ٨
Fe elhemehâ fucûrahâ vetakvâhâ
8. Sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham eyliyene ki
قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا ٩
Kad efleha men zekkâhâ
9. Gerçek felâh bulmuştur onu temizlikle parlatan
وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا ١٠
Vekad hâbe men dessâhâ
10. Ve ziyan etmiştir onu kirletip gömen
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ ١١
Kezzebet semûdu bitağvâhâ
11. Semûd inanmadı azgınlığından
إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا ١٢
İzimbe'ase eşkâhâ
12. O en yaramazları fırladığı zaman
فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَـٰهَا ١٣
Fekâle lehum rasûlullâhi nâkatallâhi vesukyâhâ
13. Ki o vakit demişti onlara Allahın resulü: Gözetin Allahın nâkasını ve sulanışını
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا ١٤
Fekezzebûhu fe akarûhâ fedemdeme aleyhim rabbuhum bizembihim fesevvâhâ
14. Fakat inanmadılar ona da devirdiler onu
وَلَا يَخَافُ عُقْبَـٰهَا ١٥
Velâ yahâfu ukbâhâ
15. Âlemlerin rabbı da günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi. Öyle ya o sonundan korkacak değil ki