Târık Sûresi الطارق
Târık Sûresi Kur'an-ı Kerîm'in 86. sûresidir ve 17 âyettir; mushafta 30. cüzdedir. Aşağıda her âyetin Arapçası, Latin harfleriyle Türkçe okunuşu ve Elmalılı Hamdi Yazır'ın meali yer alır. Sûreyi sesli de dinleyebilirsiniz.
🔊 Târık Sûresi sesli dinle (1 dk 57 sn)
Okuyan: Aaqib Azeez · Kaynak: Wikimedia Commons · Lisans: CC0 1.0 (kamu malı). Kayıt sûrenin tamamıdır; âyet âyet işaretleme yoktur. Ses hakkında
Okunuş, Arapça metinden standart okunuş kurallarıyla hazırlanmış yardımcı bir yazımdır; Latin harfleri Arapça sesleri tam karşılamaz, doğru telaffuz için dinleyerek öğrenin. Nasıl hazırlandı?
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm
Rahmân, Rahîm Allahın ismiyle
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ ١
Ves semâ'i vet târik
1. Kasem olsun o Semâya ve Târıka.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ ٢
Vemâ edrâke met târik
2. Bildin mi Târık ne?
ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ ٣
En necmus sâkıb
3. O necm-i sâkıb.
إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ ٤
İn kullu nefsil lemmâ aleyhâ hâfiz
4. Bir nefis yoktur ki illâ üzerinde bir hâfız olmasın.
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ مِمَّ خُلِقَ ٥
Felyenzuril insânu mimme hulik
5. Onun için insan düşünsün neden yaratıldı?
خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ ٦
Hulika mim mâ'in dâfik
6. Bir atılgan sudan yaratıldı.
يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ ٧
Yahrucu mim beynis sulbi vet terâ'ib
7. Ki sulb ile sîneler arasından çıkar.
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ ٨
İnnehû alâ rac'ihî lekâdir
8. Elbette o onu döndürmeğe kadirdir.
يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ ٩
Yevme tubles serâ'ir
9. Yoklanacağı gün bütün serâir.
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ ١٠
Femâ lehû min kuvvetiv velâ nâsır
10. O vakıt ona ne bir kuvvet vardır ne de bir nâsır.
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ ١١
Ves semâ'i zâtir rac'
11. Kasem olsun o Semai zati rec'a.
وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ ١٢
Vel ardı zâtis sad'
12. Ve o arzı zati sad'a.
إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ ١٣
İnnehû lekavlun fasl
13. Ki o her halde bir keskin hukümdür.
وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ ١٤
Vemâ huve bil hezl
14. Şaka değildir.
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا ١٥
İnnehum yekîdûne keydâ
15. Haberin olsun ki onlar hep hiyle kuruyorlar.
وَأَكِيدُ كَيْدًا ١٦
Ve ekîdu keydâ
16. Ben de kurarım hiylelerine hiyle.
فَمَهِّلِ ٱلْكَـٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا ١٧
Femehhilil kâfirîne emhilhum ruveydâ
17. Onun için kâfirleri imhal eyle! Mühlet ver onlara biraz.